14 Aralık 2004 Yıl: 110

Ana Sayfa

Yine ESİAD...
            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Can Can
Pazar
Alışveriş
Sinema
Astroloji
Ne Nerede

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca
Muğlaspor
Uşakspor

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

  Yazı Dizisi - Tire Dosyası

TAVUKTA HORMON VAR MI?

1| 2
NİHAL AŞKIN

UZMANLAR BİLİMSEL OLARAK İDDİALARI YANITLARI
Tavukta hormon yok

Hem uygulama zor hem de çok pahalı
Doç. Dr. Erol Şengör
Afyon Kocatepe Üniver.Veteriner Fakültesi

İngiltere'de et tavuğu yetiştiriciliği ve teknolojisi konusunda masteri bulunan Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Erol Şengör, bu tartışmalar ışığında, tavukta hormon kullanımının söz konusu olmadığını belirtti.
Şengör şunları söyledi:
"BESD-BİR (Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği) Genel Sekreterliği'ni 8 yıldır yürütüyorum. Sektörü en ince noktasına kadar biliyorum. Tavukçulukta hormon kullanımı kesinlikle mümkün değildir. Bazı büyükbaşlarda hormon zamanında kullanılmış. Deri altına hormonal tabletler enjekte edilmiş. Zaman içinde hayvanın büyümesiyle birlikte bu hormonlar da emilerek hayvanın kısa sürede büyümesi sağlanmış. Ancak herşeyden önce tavuğun yetişme süresi 2 aydan daha kısa."

Tüketicinin kafgasını kurcalayan soruları ve çiftliklerin denetimini sizler için araştırdık
Tartışmayı Toroğlu başlattı
Spor yorumcusu Erman Toroğlu'nun ortaya attığı "Tavukta hormon kullanılıyor" iddiası "yargısız infaza" neden olduğu için sektör yetkililerinden büyük tepki gördü. Tavukçular hormon iddiasına karşı ayaklanırken, tüketicilerde de "acaba ben ne yiyorum" endişesi başladı.
"Yediğimiz tavuk etlerinde hormon bulunuyor mu? Yemlerine ne tür katkı maddeleri konuyor? Nasıl oluyor da eskiden 90 günde büyüyen tavuklar şimdi 45 günde kesime hazır hale geliyor? Tavuklar antibiyotiklerle mi büyütülüyor? Bu antibiyotikler insana geçerse ne olur? Tavukların genleriyle oynanıyor mu?"
Tüketicinin kafasını kurcalayan soruları ve tavuk üretim çiftliklerinin denetimini sizler için araştırdık.

Hiç pratik değil
Her tavuğun tek tek kanadının altına hormon enjekte etmenin mümkün olmayacağını belirten Şengör, "Hem hormon çok pahalı bir madde hem de bu hormonu enjekte edecek personel gerekir. Sadece ticari amacı düşünen ve insan sağlığını hiçe sayan bir firma bile olsa, hem uygulamanın zorluğu hem de pahalı oluşu nedeniyle zaten hormon kullanmaz. Yani pratik olmayan birşey niye kullanılsın ki" dedi.

Bu uygulamanın hiç bir mantığı yok
Prof. Servet Yalçın
E.ü Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi ve Bilimsel Tavukçuluk Derneği Genel Sekreteri Prof. Servet Yalçın, tavukta hormon kullanımının blimsel araştırma olarak yapıldığını ve hiçbir zaman pratiğe aktarılmadığını söyledi. Yapılan çalışmalar sonucu civcivlerin maksimum büyüme kapasitesine ulaştığını kaydeden Prof. Yalçın şunları anlattı:
"Günümüzde, hormon uygulamasının etlik piliçlerin ağırlığını artıracağı yönünde hiç bir bilimsel veri bulunmamaktadır. Hormonlar, kanatlı hayvanlarda canlı ağırlık artışında etkili değildir. 1950'li yıllarda melezleme çalışmaları yapılırken bir yandan da kanatlı hayvanlarda hormon uygulaması araştırıldı. Ancak, besi amaçlı yetiştirilen kanatlı hayvanlarda hormonun kilo artışında etkili olmadığı görüldü. Bununla birlikte insan sağlığı açısından olumsuz etkileri olabileceği düşüncesiyle kanatlı hayvanlarda hormon kullanımı daha 1950'li yıllarda sadece bilimsel araştırma olarak kaldı hiçbir şekilde pratiğe aktarılmadı"

Prof. Yalçın hormonun aynı zamanda çok pahalı bir madde olduğunu, rastgele kullanımayacağını ve uygulamasının zor olduğunu açıklayarak, kanatlı hayvanlar için hormonun hiçbir faydası olmayan ek bir masraftan başka bir işe yaramayacağını söyledi.

Uygulama 15 yıl önce yasaklandı
Prof. Ahmet Ergün
A.Ü. Veteriner Fak.
Zootekni ve Hayvan Besleme Bölüm Başkanı

Türkiye'de hayvanlarda hormon kullanımının geçmişi hakkında bilgi veren Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni ve Hayvan Besleme Bölüm Başkanı ve aynı zamanda Veteriner Tavukçuluk Derneği Başkanı Prof. Ahmet Ergün, hormonun artık mazide kaldığını söyledi. Tavuk gibi kanatlı hayvanlarda hormon kullanımının hiçbir dönemde yapılmadığını kaydeden Prof. Ergün şunları anlattı:
"1988'lerde Tarım Bakanlığı büyükbaş hayvanların kulaklarının arkasında deri altına enjekte edilen hormonu tamamen yasakladı. Yani hormon olayına el koydu. Bu konuda enstitüde çok sayıda uzman yetiştirerek denetimini de sağladı. Hormon kullanımı Türkiye'de büyükbaş hayvanlarda mevcuttu o da bundan 15 yıl önce yasaklandı."

1988 yılında bitti
Hormonların anabolizan madde olduğunu ve erkeklik ya da dişilik hormonlarının hayvan vücutlarına enjekte edilmesiyle kilo artışının sağlandığını kaydeden Prof. Ergün şöyle devam etti: "Bu hormonlar hayvanın vücudunda protein tutulmasını sağlayıp daha fazla ağırlığa ulaşmasını gerçekleştiriyordu. Ancak, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda ileriye dönük olarak tümör oluşumu, cinsiyetler açısından bazı sorunlar yaratması nedeniyle Avrupa, Amerika ile birlikte Türkiye'de de yasaklandı. Türkiye'de hormon olayı 1988'lerde bitmiştir. Tavukçulukta ise zaten hiçbir zaman pratiğe konmamıştı."

45 gün içinde nasıl büyüyor?
Bir pilicin büyüme süresinin yarı yarıya kısalması tüketicinin aklına "O zaman doğrudan enjekte edilmiyorsa hormon başka yollarla tavuğa veriliyor" iddiasını gündeme getiriyor.
Doç. Dr. Erol Şengör, eskiden 90 günde büyüyen tavukların nasıl olup da 45 gün içinde kesime hazır hale getirildiğini ise şöyle açıklıyor:
Bütün dünyada piliç eti üretiminde genetik olarak çok hızlı büyüme kabiliyetine sahip melez piliçler kullanılıyor. En iyi et verimine sahip, çabuk kilo alabilen, çabuk büyüyen tavuklar deneme yöntemiyle tespit ediliyor.En iyi genlere sahip olan tavuk ırkları, ayrıştırılarak, bu ırkların çoğalması sağlanıyor.En iyi tavuk ırkının yetiştirilmesi sırasında hiçbir şekilde hormon ve benzeri madde kullanılmaz. Bu en iyi ırklar, özel olarak hazırlanmış yemlerle beslenerek kesime hazır hale getiriliyor."

Verim artışı melezleme çalışmalarıyla sağlanıyor
Yapılan bilimsel çalışmalar sonucu, etlik piliçlerin 35-45 gün gibi kısa bir sürede 2 kilogram ağırlığa ulaşmasının sağlandığını belirten Prof. Dr. Servet Yalçın, bu hızlı gelişimin yanısıra yem tüketiminin asgariye indirildiğini söyledi.
Yaklaşık 40 yıldan bu yana etlik piliçlerin ağırlıklarının artışı konusunda melezleme çalışmalarının yapıldığına dikkat çeken Prof. Servet Yalçın daha az yemle daha kısa sürede piliçlerin nasıl büyüdüğünü şöyle açıkladı: "Firmalar artık sadece en iyi eti ve en çok eti veren değil, aynı zamanda eti en ucuza mal edecek üretim teknikleri üzerinde çalışıyor. 40 yıldan beri en çok verimi veren tavuk, ölüm oranını düşüren ve en ucuz yemle beslenerek, yemi en iyi ete çeviren hayvanların seçimi için 50 jenerasyon çalışma yapılıyor. Melezleme, en verimli sonucu alacağımız en iyi aileleri belirleme çalışmasıdır. Bu, bir kerede olacak bir şey değildir. Bugün piyasaya verilebilecek bir hayvanın seçilebilmesi için 50 jenerasyon çalışma yapılıyor. Bir jenerasyon 20 günlük süreyi kapsıyor ve 21. günde sonucu alabiliyorsunuz. Civciv çıkıyor. Onu 5 hafta beslediniz mi bu sefer et verimini de görebiliyorsunuz."

Diğer etlerden ucuz
Yalçın şöyle devam etti, "Jenerasyon aralığı çok kısa olunca çok hızlı bir şekilde 50 jenerasyon boyunca seçim yapılır, ondan sonra piyasaya verilir. Her seçim sonunda en iyiler ayrılır. Her yıl en az 5 gram daha fazla ağırlık kazanabilecek hayvan seçiliyor. Üretim döneminde bir kilogram canlı ağırlık artışı için tüketilen yem miktarı da çok düşüktür. Bu özelliklerinden dolayı günümüzde piliç eti dünyanın birçok ülkesinde domuz ve sığır etinden daha ucuz üretilebilir ve daha fazla tüketilebilir duruma gelmiştir."

Gelişmenin örnekleri
Tavukların 90 yerine artık 45 günde kesime hazır hale gelmesini "Bilim ilerliyor" diyerek açıklayan Prof. Ahmet Ergün, bunun gelişmenin bir örneği olduğunu söyledi. Ergün şöyle konuştu, "Etlik piliçler, 1940'lı yıllarda 6 ayda ancak bir kilo geliyordu. Bir taraftan melezleme çalışmalarıyla en iyi tavuk ırkları tespit edildi, hayvanların besin maddelerini belirleyici çalışmalar yapıldı. Diğer yandan da hastalıklarla mücadele konusuna önem verildi. Tüm bu çalışmaların ardından sonucunda 1970'lerde etlik piliç yetiştiriciliğinde 56 günde 2 kiloya ulaşıldı. 1990'lı yıllarda 45 günde 2 kiloya ulaşan piliçler yetiştirilmeye başlandı. Şimdiki hedef ise 35 günde 2 kiloya ulaşmak. Kısa sürede daha az yem tüketerek daha çok canlı ağırlığı artışı sağlandı. Bilimde teknolojide nasıl ilerlemeler oluyorsa tavukçuluk sektörü de aynı şekilde gelişiyor."

YARIN: TAVUKLARA VERİLEN ANTİBİYOTİKLER İNSAN SAĞLIĞINI ETKİLER Mİ?







NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller



            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜNYE     I     REKLAM     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    AÇILIŞ SAYFASI YAP

Yeni Asır, Gaziosmanpaşa Bulvarı No:5 35260 Çankaya, İzmir
Tel:+90(232) 4415000    Fax:+90(232) 4464222