Korkuyu
yenmek için çaba gösterin
Kişinin
toplum içinde kendisini yeterince anlatamamasına neden olan rahatsızlığı yenmek
için "Başkaları ne der?" anlayışını bırakmanız gerekiyor | Başlarken | Sosyal
fobi, genel nüfusun yüzde 7'sinden fazlasını etkileyen psikolojik bir sorun. Diğer
insanların gözleri üzerinde olunduğunda yaşanan yoğun endişe hali olarak tanımlanabilen
sosyal fobi kişilerde konuşmayı başlatamamak, konuşmaya eşit ölçüde katılamamak
ya da toplum önünde rahat görünmek için fazladan çaba harcamak gibi davranışlarla
kendini belli ediyor. Bu davranışların temelinde ise kişinin kendisini sevilmek
ve takdir edilmek için yeterli görmemesi ve korku gibi duygular yatıyor. Üç gün
sürecek yazı dizimizde uzmanlar tarafından farklı yönleriyle ele alınan sosyal
fobi hakkında merak ettiğiniz soruların cevaplarını bulacaksınız. |
Sosyal
fobisi olan kişilerin özellikleri arasında başkalarının görüşlerine fazla önem
verme, kendini açıkça ortaya koyamama, hayır diyememe yer alır. Kendilerini acımasızca
eleştirirler. Sosyal fobi tanısı alanların, kendisini sevilmeye ve beğenilmeye
layık bulmamaları önde gelen yanlarıdır. Sevilmek ve beğenilmek için kusursuz
olmaları, mükemmel olmaları gerektiğini düşünürler. Bu nedenle hayatları çok zor
geçer. Daha ileri durumlarda insan ilişkileri giderek azalır. Herkesten ve kendini
güvende hissetmediği her yerden uzaklaşırlar. Sosyal fobiye neden olan etkenler
arasında aile de sayılıyor. Ancak bu etki genetik olmaktan çok eğitimsel olarak
ortaya çıkıyor. Çocuk, anne ve babanın davranışlarından etkilenerek mahçubiyet
ya da utanma duygusunu ediniyor. Kendisini değersiz ve yetersiz gören ebeveyn,
kendisinin bir parçası olan çocuğu da değersizlik duygusuyla besliyor. Sürekli
aşağılanan, küçük görülen, alay edilen çocuk kendisini değersiz hissediyor ve
kendisini sevilmeye layık bulmuyor. Utandırma ve korku içeren bir disiplinle büyütülen
çocuklarda ilerleyen zamanlarda sosyal fobi gelişebiliyor. BEDELİ
AĞIR İleri yaşlara
kadar devam eden çekingenliğin insanın hayatını ne kadar bozduğunu, yaşam kalitesini
ne kadar düşürdüğünü gördüğümüzde sosyal fobinin önemi daha da artar. Sosyal fobik
kişiler kendilerince "utanılacak bir durumdan kaçınmak için" çok ağır
bedeller ödemek zorunda kalıyorlar. Söz gelimi sınavlara giremiyorlar, konuşmaları
gereken durumlarda içlerindeki korku yüzünden susuyorlar, hayat boyu pek çok alanda
kendilerini doğru bir şekilde ifade edemiyorlar. Sosyal fobisi olan bir kişi
genellikle kendisi ile ilgili "Rezil olacağım", "Komik duruma düşeceğim",
gibi olumsuz düşünce ve yargılara sahiptir. Sosyal fobinin bedensel belirtileri
ise genellikle yüz kızarması, çarpıntı, terleme, titreme, gerginlik, midede rahatsızlık,
ağız kuruluğu, nefes almada güçlük, bayılma hissi, baş dönmesi ve kulak çınlaması
şeklinde kendini gösterir.
KÖKENİ BULUNMALI
Tedavide bütün
bu davranışların kökeni olan duygusal kaynakları araştırmak gerekir.
Kişiler mutlaka kendilerine güvenmeyi ve sevmeyi öğrenmeli. Başkalarının
düşüncelerinin o kadar önemli olmadığını dahası başkaları için o kadar
önemli olmadıklarını öğrenmeli. Mükemmellik yerine iyi olmayı başarı
saymalı. Bütün bunlar için bir terapistin yardımına başvurmak gerekli.
Bu duygulardan sıyrılmak, kurtulmayı şiddetle istemeden, çevrenin etkilerini
azaltmadan, başkalarının onayından ve mükemmellikten vazgeçmeden mümkün
olmaz. Kişi bunları kabul ettiğinde terapinin iyileştirici yolları kendiliğinden
açılıyor. Psikoterapi sosyal fobiyi besleyen akıldışı ve hayatı zorlaştırıcı
duygu, düşünce ve inanç kalıplarının tamamen değiştirilmesini sağlıyor.
Sosyal fobinin sebeplerinin ne olduğuna dair çeşitli araştırmalar mevcut
olmakla birlikte kesin olarak gösterilmiş tek bir neden yoktur. Daha
çok biyolojik, genetik, yetiştiğimiz aile çevresi gibi birçok faktörün
muhtemelen hep birlikte etkisi sonucu ortaya çıkıyor. Sosyal anksiyetenin
gelişmesindeki en önemli faktör, arkadaşlar tarafından alay edilme ya
da ebeveyn tarafından reddedilme hissi... Bu durum, çocuklarda utangaçlığın
gelişmesine sebep oluyor ve ergenlikte sosyal anksiyeteye dönüşüyor.
Öte yandan, sosyal çekingenliğe biyolojik bir zayıflığın neden olabileceğini
öne süren araştırmalar da bulunuyor.
Sosyal
fobi ile savaşta terapinin rolü büyük. Ancak tek başına yeterli değil.
Sizin de iyilişmek için çaba göstermeniz, belirtileri en aza indirmek
içen bireysel olarak mücadele vermeniz gerekiyor. Bunun için her şeyden
önce kendinize karşı anlayışlı olun. İyi yaptığınız işlerin ve yeteneklerinizin
bir listesini çıkarın. Başkalarının sizde takdir ettiği özellikleri
öğrenmeye çalışın. Bunun için güvendiğiniz yakınlarınıza soru sormaktan
çekinmeyin. Herkesin görünmese de korkuları ve güvensizlikleri olduğunu
aklınızdan çıkarmayın. Nasıl hissettiğiniz hakkında güvendiğiniz biriyle
konuşmayı deneyin. Benzer korkuları karşınızdakinin de yaşadığını bilmek
kendinizi iyi hissetmenizi sağlayabilir. Endişelendiğinizi hissettiğiniz
anda üç kere derin nefes alın. Endişelerinizi büyütmeyin.
Sosyal fobi, tedavi edilmediği takdirde; depresyon, panik atak, obsesif
kompülsif, çekingen kişilik bozukluğu, alkol-madde bağımlılığı ve somatoform
bozukluklar gibi önemli psikolojik rahatsızlıklara yol açabiliyor.
"Hastalık
ağır bedeller ödetir"
Psikolog Süreyya
Coşkuner "Sosyal fobik kişiler kendilerince utanılacak bir durumdan
kaçınmak için çok ağır bedeller ödemek zorunda kalıyorlar. Söz gelimi
sınavlara giremiyorlar. Hayat boyu pek çok alanda kendilerini doğru
bir şekilde ifade edemiyorlar" diyor.
Bireylerin
korkulan toplumsal ortamlarda ya da bir eylemi gerçekleştirdikleri durumlarda
belirgin ve sürekli bir korku duymalarıdır. Sosyal fobi; utanç verici
duruma düşmekten, alay edilmekten, reddedilmekten korkmak olarak da
tanımlanabilir. Bir tür sıkıntı bozukluğudur.
Tehlike
sınırında mısınız? Aşağıdaki
şıklardan size uygun olanları işaretleyin. Eğer "Bu belirtilerden çoğu bende
var" diyorsanız, bir uzmana danışmanızda fayda var. *
Başkalarının yanında utangaçım. *
Sosyal ortamlarda insanların beni izlediğini, bana baktığını ya da beni yargıladıklarını
hissediyorum. *
Başkalarının sinirli olduğumu görmelerinden endişe duyuyorum. *
Başka insanlar etrafımdayken asla kendimi rahat hissetmiyorum. *
Topluluk içinde utanmaktan, küçük düşmekten, aptalca bir şey söylemekten korkuyorum.
* Genellikle korkumun
aşırı ve gereksiz olduğunu biliyorum ama engelleyemiyorum. *
Sosyal ortamlardan ya uzak duruyorum ya da mecbur kaldığımda büyük sıkıntı içinde
tahammül ediyorum. *
Böyle durumlarda vücudum terleme, titreme, hızlı kalp atışı, nefes darlığı, kızarma,
ağız kuruluğu, karıncalanma hissi gibi belirtiler veriyor.
|