23 Mayıs 2004 Yıl: 109

Ana Sayfa

            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜÇÜK İLANLAR      I     İNSAN KAYNAKLARI     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    BİZE ULAŞIN

ANA SAYFA
Kent
3.Sayfa
Siyasi
Dış
Ekonomi
Yazarlar
Spor
Yazı Dizisi
Arşiv

MAGAZİN
Can Can
Pazar
Alışveriş
Sinema
Astroloji
Ne Nerede

EKSTRA
Hava Durumu
Eczaneler
Telefonlar
Sanal Galeri
Yararlı Linkler

MESAJ HATTI
Göztepe
Altay
Karşıyaka
İzmirspor
Denizli
Aydın
Vestel Manisa
Buca

KÜÇÜK İLANLAR
Emlak
Vasıta
Eleman
Çeşitli
İlan Formu
Mesaj gönder

 

 


 

  Yazı Dizisi - Tire Dosyası

Sosyal bir enfeksyon PANİK ATAK

1| 2 | 3| 4| 5| 6| 7|
Filiz İÇKE

Yoğun yaşanan korku nöbeti

1990'larda tarif edilmeye başlanan Panik Atak, o yıllardan itibaren sosyal bir enfeksiyon gibi hızla yayıldı. Öyle ki bugün Amerika'da her 4 kişiden 1'inin panik bozukluğu yaşadığı sanılıyor. Çünkü dünya modernleştikçe insan yalnızlaşıyor ve korkuları artıyor. Korkan insan giderek daha yalnız ve hassas hale geliyor.
Panik Atak; herhangi bir tehlike olmamasına rağmen yoğun bir korku nöbetinin yaşanması olarak açıklanıyor. Atakların tekrarlandığı rahatsızlığa ise 'Panik bozukluğu' adı veriliyor.
Panik atak sırasında göğüste ağrı, bulantı, titreme, nefes darlığı, baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma, çarpıntı, kalp atışlarını duyma ve terleme belirtileri, kontrolunu kaybetme ya da ölüm korkusuna eşlik ediyor. Panik bozukluk üç aşamada ortaya çıkıyor. Birinci aşama 'Panik atak' denen nöbetlerden oluşuyor, arkadaşlıktan kaçınmalar ve çeşitli yerlere gidememe durumu ise ikinci aşamada ortaya çıkıyor. Üçüncü aşamada, kişi tekrar panik atak yaşama endişesiyle gün boyunca 'Ya şimdi atak gelirse, ya rezil olursam' gibi korkularla yaşamaya başlıyor.

Entelektüel, zeki ve çalışkanı seviyor

Büyük kentlerde yaşayanlar, fobisi olanlar, titiz ve hassaslar panik atağa daha yatkın

Sevilen bir kişinin hastalanması veya ölümü, ilişkilerdeki sorunlar, işten atılma ya da işini kaybetme korkusu gibi olayların kişilerde yarattığı bedensel ve psikolojik yük, taşınma, yeni bir işe başlama, belirsizlikler ve hatta iyi olaylardan sonra bile panik atak yaşanabiliyor. Örneğin terfi alıp müdür olan bir kişi için bu durum sevindirici gibi görünse de, yüklendiği yeni sorumluluklar, gerginlik ve belirsizlikler sonucu kişi panik atak geçirebiliyor.
Büyük kentlerde yaşayanlar, fobisi olanlar, titiz, hassas ve detaylara önem veren kişiler panik atağa daha yatkın kabul ediliyor.
Öte yandan ekonomik krizler, savaşlar, depremler, stresli iş ortamı, gelecek kaygıları gibi yaşanan ortamdan kaynaklanan olumsuzluklar da tetikleyici unsur olarak karşımıza çıkıyor.

KİŞİSEL ÇABA
Panik bozukluğu yaşayanların büyük çoğunluğu entellektüel, zeki ve çalışan kesimde yer alıyor. Mesela gazeteciler ve bankacılar bu konuda başı çekiyor. Ancak tüm bunların dışında, yapılan istatistikler gösteriyor ki panik atak bugünlerde herkesi seviyor. Nedeni tam olarak bilinmese de neticede herkes panik atak geçirebiliyor.
Psikiyatrik hastalıklarda kalıtım diğer hastalıklardan farklı olarak yatkınlık biçiminde görülüyor. Korkuya sinir sisteminin duyarlılığı, sinirlilik ve aşırı tepkisel olma durumu genetik yatkınlıkla açıklanıyor. Panik bozukluğu ise yayılımı ve ortaya çıkışı açısından henüz genetik bir hastalık olarak tanımlanmıyor.
Panik atağın oluşmasında, bireyde gerginlik yaratan nedenler önemli bir yer tutar. Gerginliğe yol açan etkenler çoğu zaman, sanıldığının aksine dış dünyanın gerçekleri değil, bu gerçeklere bireyin nasıl tepki verdiğiyle alakalı bir durumdur. Örneğin alınganlık, mükemmelliyetçilik, hayır diyememe, kişinin kendisine zaman ayıramaması, sürekli karamsarlık hali gibi konularda kişinin kendisinden kaynaklanan nedenler ortadan kaldırılmadıkça panik bozukluğunun etkili bir biçimde tedavi edilmesi neredeyse imkansız hale gelir. Terapi ve ilaç gibi tedavi yöntemlerinin yanı sıra kişi bu olumsuzlukları giderme, bir başka deyişle kendisini değiştirme çabası içinde olmalıdır.

ÜÇ FARKLI TİP
Üç farklı tipte panik atak vardır. Spontan panik atak, gün içerisinde hiç beklenmedik bir anda bir neden olmaksızın ortaya çıkar. Duruma bağlı panik ataklar, kişi atağı tetikleyen bir durumla karşılaştığında ya da böyle bir karşılaşma ihtimali hissettiğinde ortaya çıkmaktadır. Örneğin sosyal fobisi olan bir kişinin topluluk önünde bir konuşma yapacağı sırada ortaya çıkan panik atak bu türdendir.
Durumsal olarak yatkınlık gösterilen panik ataklar ise belirli bir durumda ortaya çıkma eğilimi gösterir. Ancak bu belirli durumlarda her zaman panik atağın ortaya çıkması şart değildir. Örneğin kişi özellikle araba kullandığı sırada panik ataklar yaşıyor olabilir ama bu, her arabaya bindiğinde panik atak yaşayacağı anlamına gelmez.
Panik atağa eşlik eden negatif düşünceler şöyle sıralanabilir; Ölmek üzereyim, kalp krizi geçiriyorum, aklımı yitireceğim, kendimden geçmek üzereyim, nefes alamıyorum, beyin kanaması geçirmek üzereyim.

Panik atak sırasında görülen fiziksel belirtiler
  • Mideye bir şey çöküyor hissi
  • Sıcak basması
  • Diz ve bacaklarda güçsüzlük veya esneklik
  • Titreme
  • Ağızda kuruluk
  • Boğazda yumruk hissi
  • Göğüste basınç
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Bulantı veya ishal
  • Baş dönmesi, sersemlik, göz kararması
  • Kısmen felce uğramışlık duygusu
  • Çarpıntılar veya düzensiz kalp atışları
  • Ellerde, ayaklarda ve yüzde karıncalanma
  • Göğüs ağrısı

Panik Atak yaşayanlar anlatIyor

Göğsüme aniden ağrı girdi

(Selma, 27 yaşında): Panik atakla 3 yıl önce tanıştım. O akşam iş çıkışı erkek arkadaşım ve iyi anlaştığımız bir çiftle birlikte dışarı çıkmaya karar vermiştik. Bol kahkahalı ve sohbetli bir akşam yemeğinden sonra dönüş için yola çıktık.
Arabada göğsüme birden çok şiddetli bir ağrı saplandı. Bütün vücudum uyuşmuş gibiydi. Üstelik başım fena halde dönüyordu, halbuki yalnızca iki bardak şarap içmiştim. Hiçbirimiz bu olanlara bir anlam veremiyorduk. Durmadan 'ölüyorum, kurtarın beni' diye bağırdığımı hatırlıyorum. Acilde bir iğne yaptılar ve sinirsel olabilir deyip gönderdiler.
Takip eden 6 ay boyunca toplam dört kez benzer şikayetlerle acile kaldırıldım. Her seferinde aynı sahne tekrarlanıyordu. Bu arada pek çok test yaptırdım. Ama bir şey bulunamadı. 'Bana neler oluyor?' sorusu sürekli beynimi kemiriyordu. Çok kötü günlerdi gerçekten. Neredeyse etrafımdaki herkesle aram bozulmuştu. Son çare bir psikiyatri kliniğine başvurdum. Panik bozukluğu teşhisi kondu. İlaç tedavisine ve terapiye başladım. Giderek düzeliyordum. Eskisi kadar olmasa da artık sokakta, arabada ve kalabalık yerlerde daha rahat dolaşır oldum. İlişkilerim yavaş yavaş düzeldi. Erkek arkadaşım tüm bu süreçte sabır ve anlayışını benden hiç esirgemedi. Bir yıl içinde evlenmeyi düşünüyoruz. Panik atakları gün geçtikte daha iyi tanıdım ve anladım. Bu da onunla baş edebilmemi sağladı. Lütfen korkmayın, kimse bu hastalıktan ölmüyor ya da çıldırmıyor.

 

YARIN:       ERKEN TANININ ÖNEMİ VE TEDAVİ

 






NE NEREDE
Cafe
Bar
Restoran
Tiyatro
Paket servis
Kültür Merkezi
Galeriler
Turizm acentaları
Oteller



            EN BÜYÜK BÖLGE GAZETESİKÜNYE     I     REKLAM     I     SIK KULLANILANLARA EKLE     I    AÇILIŞ SAYFASI YAP

Yeni Asır, Gaziosmanpaşa Bulvarı No:5 35260 Çankaya, İzmir
Tel:+90(232) 4415000    Fax:+90(232) 4464222